UNUTMA ÇOCUĞUM!
Ocak 16, 2009
UNUTMA ÇOCUÄžUM!
Unutma çocuÄŸum! 4 Ocak 2009 tarihinde İsrail ordusu Gazze'ye kara harekâtı baÅŸlattı. Sekiz gün önce baÅŸlattıkları hava bombardımanı sonrası bu tarihte Gazze'ye karadan girerek, insanlık tarihinin ender ÅŸahit olduÄŸu vahÅŸete imza attı. Ben bu yazıyı yazdığım tarihte -14 Ocak 2009- çoÄŸunluÄŸu çocuk, kadın ve yaÅŸlı 1000'den fazla ÅŸehit, 4000 binden fazla ağır yaralı vardı.
Unutma çocuÄŸum! Bu kanlı vahÅŸeti iÅŸleyen İsrail, uluslar arası hiçbir hukuku tanımadan kimyasal silah kullandı. Sen olan bitenden habersiz oyuncaklarınla oynarken, yaşıtların misket bombalarıyla ölüyor, yaralanıyor, sakat kalıyorlardı. Lazer ışınlı füzeler o minik bedenlerini kömür haline getiriyordu. Haberleri izlerken yaşıtlarının görüntülerine anlam veremiyordun, yüzündeki tebessüm yerini çocuksu bir hayrete terk ediyordu. Bense bir o çocuklara bir de sana bakarak, bir ÅŸey yapamamanın acısıyla gözyaÅŸlarımı içime gömüyordum.
Unutma çocuÄŸum! Eli kanlı bu vahÅŸiler hiçbir kutsal deÄŸer tanımıyorlardı. Camide ibadet eden Müslümanların üzerine füzelerle, tank toplarıyla saldırıyor, ÅŸehid ediyorlardı. Bununla sınırlı kalmayıp, sivil yaralılar için yardıma giden ambulanslar hedef alınıyor, doktorlar öldürülüyordu. Daha da utancı, bedenleri ateÅŸ topu içinde yanmış yerdeki cesetlerinin başında gülerek hatıra fotoÄŸrafı çektiriyorlardı. Bu utanç görüntülerini senin için arÅŸivledim oÄŸlum! Ümmeti bu utanç fotoÄŸrafları kadar üzen bir baÅŸka husus da, Müslüman ülkelerde bazı basın ve yayın kuruluÅŸlarında yayınlanan haberler ve köÅŸe yazıları da vardı. Bu kanlı iÅŸgalin müsebbibi olarak vatanlarını iÅŸgal edenlere karşı savaÅŸan mücahidleri göstermeleriydi. Bu belgeleri de senin için arÅŸivledim, aklın erdiÄŸinde okuyup da, vicdanı ölmüÅŸ sözde aydınların nasıl bir zillet içinde olduklarını tarihin ÅŸahitliÄŸiyle hatırlayasın diye.
Unutma çocuÄŸum! Bizler Müslüman'ız. Bizim dinimiz, kâfirlerle savaÅŸta dahi, çocukların, kadınların, yaÅŸlıların öldürülmelerini yasaklamaktadır. Hastaneleri, aÅŸevlerini, yaÅŸlı barınaklarını, okulları, ibadet yerlerini yaÄŸmalamak, yıkmak hiçbir ÅŸekilde caiz görülmemiÅŸtir dinimizde. Ama Siyonist iÅŸgalci tüm bunları yaparak insanlığa büyük bir utanç yaÅŸatmıştır. Dünyanın her tarafından yapılan insani yardımların mazlum Filistin halkına ulaÅŸmasına bile engel oluyorlar. BM yardım ekibine silahlı saldırı yapılmaktadır. Türkiye'den yardım götüren sivil toplum kuruluÅŸlarının üzerine ateÅŸ açılmakta, taciz edilmektedir. 5 saat 3 kg. un almak için kuyrukta bekleyen Filistinlinin neler yaÅŸadığını için burkularak düÅŸüneceksin bir gün! İçecek su yok, yaralarını saracak sargı bezi yok, perde ve bulabildikleri bez parçalarını kullanıyorlar. Tıbbi malzeme taşıyan tırlar sınırlarda bekletiliyor, yaralı insanlar bile bile ölüme terk ediliyorlar.
Unutma çocuÄŸum! 23 Mart 2003'te Filistinli bir doktor ve ailesinin evini yıkmaya gelen İsrail buldozerleriyle ezilerek öldürülen International Solidarity Movement´in (Uluslararası Dayanışma Hareketi) üyesi 23 yaşındaki Rachel Corrie, mavi gözlerine yansıyan merhametle Filistinli çocuklara bir daha bakamadı. Ama onun yüreÄŸinde yeÅŸerttiÄŸi insanlık sevgisi, kalbi ölmemiÅŸ bütün dünya insanlarının yüreklerinde hâlâ yaÅŸamaktadır. Onun annesine hitaben yazdığı mektupları da senin için arÅŸivledim, büyüyünce okursun diye. Bir taraftan kalbinde merhamet pınarı taÅŸan mavi gözlü Rachel, diÄŸer taraftan paletlerin altına alıp bir ileri bir geri giderek bu meleÄŸi ezen İsrailli Siyonist. Rachel bir mektubunda annesine ÅŸunları yazıyordu oÄŸlum: ""AnneciÄŸim... İsrail ordusu burada iki büyük kuyuyu yıktığı için, halk susuz. Yıkılan kuyular buranın su ihtiyacının yarısını karşılamaktaydı. İnsanlar bizden yıkıma karşı evlerini korumaya yardımcı olmamız için geceleri yanlarında bulunmamızı bekliyor. Ama akÅŸam saat ondan sonra, dışarı çıkmak çok zor; çünkü İsrail ordusu sokaklarda gördüÄŸü herkesi direniÅŸçi sayıyor ve ateÅŸ ediyor. Bizim sayımız ise pek az…"
Unutma çocuÄŸum! İsrail'in temel amacı, sınırları tam olarak bilinmemekle birlikte yerleÅŸtiÄŸi ve iÅŸgale çalıştığı coÄŸrafyanın kendileri için "vaat etilmiÅŸ topraklar" olduÄŸu ve bu toprakların hâkimiyetlerine geçirilmesidir. Bu amaçları doÄŸrultusunda her yol onlar için mubahtır! Bu Siyonistler büyük Peygamberlerden Hz. İbrahim, Hz. Lut, Hz. Musa, Hz. İsa'ya da ihanet etmiÅŸlerdir. İnsanların yeryüzünde tek ilaha ibadet etmelerini, adalet ve merhameti hâkim kılmayı ÅŸiar edinmiÅŸ bu yüce ÅŸahsiyetlerin emir ve tavsiyelerini hiçe sayarak gözyaşı, kan ve düÅŸmanlık tohumlarını alabildiÄŸine yeryüzüne hâkim kılmaya çalışmaktadırlar. Sevgili oÄŸlum, Kitabını iyi oku, yeryüzünde adaleti, insan onuruna yakışan bir hayatın temel prensiplerini orada göreceksin. Dinler tarihini, iyi tetkik etmelisin ki, bugün yeryüzünü yaÅŸanmaz kılmak isteyenlerin kendi dinlerini nasıl tahrif ettiklerini tespit edebilesin!
Unutma çocuÄŸum! Zalimlerin yaptıkları her zulüm ilahi adaletin tecellisi olarak bir gün kendilerine yönelecektir. "Sakın, Allah´Ä± zalimlerin edip-eylediÄŸi ÅŸeylerden habersiz sanma; O sadece, onlara, gözlerin dehÅŸetle bakakalacağı Gün´e kadar zaman tanımaktadır." (İbrahim; 42). Sen her zaman mazlumun yayında olmayı görev bil! Dinde kardeÅŸin olan Müslümanlarla, fıtratta kardeÅŸin olan geniÅŸ insanlık ailesi içerisinde hak ve adaleti ikame etmek için tüm gayretinle çalış! Unutma ki, "Allah muttakilerle beraberdir". (Tevbe: 123).
Vedat Aydın
Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

